Enter Title


EKO - YORUM
Prof. Dr. Mehmet Hüseyin Bilgin


 
10 Mayıs 2011


Seçim Vaatleri Ne Kadar Gerçekçi ?



Her genel seçim öncesi olduğu gibi, siyasi partiler yine vaatte sınır tanımıyor. Nasıl gerçekleştirileceği belirsiz ekonomik hedef ve vaatlerin yanı sıra, toplumun belirli kesimlerine çeşitli destek ve kamu transferleri sözüyle adeta "oy kapma" yarışı yapılıyor.

Meclise girmesi muhtemel AKP, CHP ve MHP?nin ekonomik vaatlerinin merkezini işsizlik ve yoksullukla mücadele oluşturuyor. Vaatlerin bu alanda yoğunlaşması, AKP?nin işsizlik ve yoksullukla mücadelede başarısız olduğu anlamına da geliyor.

AKP dezavantajlı

AKP, her işsize iş ve meslek danışmanı atanmasını, toplam 100 bin konut yapıp ayda 100 lira taksitle verilmesini ve Sosyal Yardım Bakanlığı kurmayı vaat ediyor. Günümüzde Türkiye'nin en önemli ekonomik ve sosyal sorunu olan işsizliğin kısa vadede çözümü çok zor. Her TOBB üyesinin bir işsizi işe alması gibi gerçekleşmesi imkânsız bir politikada yıllarca ısrar eden AKP, her işsize bir danışman tutarsa, işsizlik sorununu zaten yarıya yarıya çözmüş olur. Fakat bunun yapılması çok zor, yapılsa bile doğru ve kökten çözüm olmadığı için ancak kısa vadeli olur.

Diğer yandan, yeni evlenecek yoksul çiftler için yuva teşvik programının başlatılacağı ve 25 yıllık vadelerle peşinatsız konut yapılacağı söyleniliyor. TOKİ eliyle inşa edilen konut sayısının 1 milyona ulaşacağı vaat ediliyor. AKP iktidarının en başarılı olduğu alanların başında konut üretimi geliyor. Bir yandan TOKİ, diğer yandan İstanbul?da KİPTAŞ eliyle çok sayıda konut üretildi ve konut sektöründeki büyüme, 2000'li yıllardaki yüksek ekonomik büyümede de önemli rol oynadı. Fakat gelinen noktada bir arz fazlalığının söz konusu olduğu, dolayısıyla daha fazla konut yapmanın konut piyasasında bazı sorunlara yol açabileceği anlaşılıyor.

Yıllardır iktidarda olmanın dezavantajıyla ekonomide pek vaatte bulunamayan AKP'nin en temel vaat ve projelerinin şehirlerle ilgili olması, konut üretimi ve belediyecilikteki başarısından kaynaklanıyor. Başta İstanbul olmak üzere, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlere ilişkin projelerle bölünmüş yollar üzerinde durulması, bunun sonucu. Bu projelerin, özellikle İstanbul'daki "çılgın" projelerin hangi kaynakla ve hangi sürede yapılacağı belirsiz. Projelerin bir kısmının seçim vaadi olmaktan öteye geçemeyeceği, yapılabileceklerin de bir iktidar döneminde bitirilemeyeceği söylenebilir. Toplam uzunluğu 5,2 km olan Taksim -Yenikapı metro hattının 13 yıldır hala bitirilemediği dikkate alındığında, söz konusu projeler için iyimser olmanın irrasyonelliği de anlaşılır.

Sosyal devlet anlayışı

Yıllardır laiklik ve benzeri siyasi söylemler üzerinden siyaset yapan CHP'nin bu seçimlerde radikal bir strateji değişikliğine gittiği anlaşılıyor. Vaatlerini yoksulluk ve işsizlik konusunda yoğunlaştıran CHP'nin en önemli/popular projesi/vaadi, kamuoyunda da geniş yankı bulan ve tartışılan "Aile Sigortası Projesi".

Bu projeyle asgari seviyenin altında geliri olan her haneye yoksulluk durumuna göre "aile sigortası" ödemesi yapılması vaat ediliyor. Ailede bakılan yaşlı ve engelli sayısına bağlı olarak artabilecek bu ödemenin ayda 600 TL?nin altında olmayacağı söyleniyor. Yine bu proje kapsamında; her aileye, çocuk başına 45-100 TL olmak üzere iki çocuk için sosyal destek verilmesi, eğitimdeki çocuklara her ders yılı başında kitap ve kırtasiye desteği sunulması ve program kapsamındaki çocukların eğitim harcamalarının tümünün bu sigorta kolundan karşılanması vaat ediliyor. Diğer yandan, ihtiyacı olan her aileye aylık 125-190 TL yetişkin desteği sağlanacağı ve ailede bulunan yaşlıların bakımına yönelik olarak da aylık 100-150 TL destek verileceği belirtiliyor.

Aile sigortasının uygulanmasının ekonomik olarak mümkün olup olmadığı ve nasıl finanse edileceği konusu kamuoyunda çok tartışıldı. Böyle bir projenin uygulanmasında ekonomik açıdan bir sorun yok. Yani bir hükümet, isterse başka alanlardan kaynak transferi yaparak böyle bir projeyi hayata geçirebilir. Burada eleştirilmesi gereken nokta, "aile sigortası" ödemesi dışındaki diğer vaatlerin büyük bir kısmının zaten yıllardır AKP iktidarı tarafından yapılıyor olmasıdır. Kaldı ki bu proje, kamu mali yapısında önemli sorunlara yol açabilir. Ayrıca, yeşil kartta olduğu gibi uygulamada da bazı sorunlar yaşanabilir. Diğer yandan, bu kadar hedefin ya da sosyal devlet anlayışının, CHP'nin bir diğer vaadi olan tasarruf artışıyla gerçekleştirilmesi neredeyse imkânsız.

İşsizlikle mücadele konusunda somut bir projesi olmayan CHP'nin, işsizliği; ihracat artışı, teşvik uygulamaları ve Doğu ile Güneydoğu Anadolu Bölgelerine yönelik desteklerle çözmeyi vaat etmesi, programının ve kadrolarının yetersizliğini gösteriyor. Üzerinde çok durulan taşeronluk uygulamasının işsizliği çözemeyeceği ortada. Sorunu doğrudan istihdam yoluyla çözmek de imkânsız. Kaldı ki, askerlik süresinin kısaltılmasının, kısa vadede de olsa işsizliği artırabileceği unutulmamalı.

Zor hedefler?

Meclise girme ihtimaline sahip diğer bir parti olan MHP, oldukça geniş bir ekonomik programa sahip. Temelini, yoksulluk ve işsizlikle mücadelenin oluşturduğu programda neredeyse olması gereken her şey var. Bu çerçevede, MHP'nin aile, kadın ve çocuklara ilişkin vaatleri olduğu gibi; çalışanlar, emekliler, engelliler, çiftçiler, esnaf ve sanatkârlar ile iş dünyası ve KOBİ'lerle ilgili de önemli vaatleri var. Programın nasıl olsa iktidar olunamayacağı yaklaşımıyla hazırlandığı söylenebilir.

MHP; her yıl yaklaşık 700 bin yeni istihdam sağlanması, muhtaç durumdaki ailelerin en az bir ferdine iş imkânı sağlanması, aile sigortası yardımı yapılması, asgari ücretin yükseltilmesi, asgari ücretin vergi dışı bırakılması, yoksul vatandaşların genel sağlık sigortasına ait primlerinin devletçe ödenmesi, konutu olmayanlara sosyal konut sağlanması, yaşlılık maaşlarının artırılması gibi herkesin istediği, fakat gerçekleştirilmesi zor çok sayıda güzel şeyi vaat ediyor. Gerçekleştirilmesi mümkün vaatlerin ise kamu mali dengeleri ve makroekonomik dengeler üzerinde olumsuz, hatta yıkıcı etkileri söz konusu olabilir.

2023 modası

Genel programın ve vaatlerin yanında, bu seçimlerde bir de 2023 modası var. Hem AKP, hem de CHP 2023 yılına ilişkin hedeflerini de açıkladılar. Her iki partinin 2023 yılı makroekonomik hedefleri arasında büyük fark yok. AKP'nin hedefi Türkiye'nin en büyük 10 ekonomi arasına gireceği yönünde. CHP ise daha yüksek bir milli gelir hedeflemesine rağmen, Türkiye'nin ancak 15. sıraya yükselebileceğini öngörüyor. Hedeflerin ulaşılabilirliğinin güçlüğü bir yana, bu kadar yüksek hedeflere sahip iki partinin programlarının temelini işsizlik ve yoksullukla mücadelenin oluşturmasının tezatlığına dikkat çekmek gerekiyor. Diğer yandan, Türkiye ekonomisindeki mevcut istikrarın 2023 yılına kadar süreceğini beklemek fazla iyimserlik olur.