“Cari açık” tartışması…


EKO - YORUM
Prof. Dr. Mehmet Hüseyin Bilgin


28 Şubat 2013


“Cari açık” tartışması…


Cari açık, yıllardır Türkiye ekonomisinin en önemli gündem maddelerinin başında geliyor. Özellikle son yıllarda neredeyse herkes cari açığı konuşuyor, tartışıyor. Fakat tartışmalar, birçok kişinin gerçekte cari açığın ne olduğunu, nedenlerinin neler olduğunu tam (doğru) olarak bilmediğini gösteriyor. Bu nedenle, bu yazıda cari açık meselesini basit ve anlaşılır bir şekilde açıklamaya çalışacağım.

Bir ülkenin dışarıya (diğer ülkelere) mal satmasına ihracat, dışarıdan (diğer ülkelerden) mal almasına ise ithalat denilir. Bu ikisinin, yani ihracat ile ithalatın dengesi “dış ticaret dengesi” olarak adlandırılır. Eğer ihracat ithalattan fazlaysa “dış ticaret fazlası”, ithalat ihracattan fazla ise “dış ticaret açığı” söz konusu olur. Tahmin edebileceğiniz gibi, ithalatı ihracatından daha fazla olduğu için Türkiye dış ticaret açığına sahip bir ülke, üstelik kendimi bildim bileli bu böyle.

Dış ticaret dengesine; bir ülkenin dışarıyla (diğer ülkelerle) yaptığı hizmet ticaretinin (turizm gibi) dengesi, diğer gelirlerin dengesi ve cari transferler eklendiğinde, “cari işlemler dengesi” (kısaca “cari denge” de denilir) elde edilir. Denge negatif ise “cari işlemler açığı” (kısaca “cari açık”), pozitif ise “cari işlemler fazlası” (kısaca “cari fazla”) söz konusu olur.

Tespitler…

Şimdi Türkiye’nin cari işlemler açığı sorunuyla ilgili tespitlerimize gelelim:
 
1- Cari işlemler açığının temel kaynağı dış ticaret açığıdır ve turizm gelirlerinin pozitif olmasından dolayı zaman zaman büyük sorun olarak görülen cari işlemler açığı, dış ticaret açığından hep daha azdır.
 
2- Dış ticaret dengesinin hep açık vermesinin temel nedeni enerjide dışa bağımlı olunması ve bu çerçevede petrol, doğalgaz ve elektrik gibi enerji ihtiyacının büyük ölçüde ithalat yoluyla giderilmesidir. Örneğin, 2011 yılındaki 77 milyar dolarlık cari açığın yüzde 70’ini, yani 54 milyar dolarını enerji ithalatı oluşturmuştur. Dış ticaret açığının bir diğer temel nedeni de özellikle imalat sanayinde kullanılan girdi ve ara malların büyük ölçüde ithal edilmesidir.

3- Bu çerçevede, dış ticaret açığının ve dolayısıyla cari işlemler açığının temel nedeninin ekonomik büyüme olduğu söylenebilir. Çünkü ekonomi büyüdüğünde, enerji başta olmak üzere üretimde kullanılan girdi ve ara mallar büyük ölçüde ithal edildiğinden ithalat hızla artmakta, o da dış ticaret ile cari işlemler açığını artırmaktadır. Yazının sonundaki grafikten büyüme oranı yüzde 5’in üzerindeyken dış ticaret ve cari işlemler açığının sürekli arttığı, ekonominin hızla büyüdüğü dönemlerde açığın da hızla arttığı ve büyümenin yavaşladığı dönemlerde ise açığın da azaldığı görülebilir. 2011 yılında rekor düzeylere çıkıp önemli bir risk haline gelen cari işlemler açığına karşı ekonomi yönetimi ile Merkez Bankası’nın Kasım 2011’den itibaren ekonomiyi soğutmaya çalışmasının, yani yumuşak inişin (kimilerine göre sert) nedeni bu. Bunda; küresel belirsizlik ve risklerle yeniden enflasyonla mücadeleye odaklanmanın da etkili olduğunu belirtmek gerekir.
 
4- Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, dış ticaret ile cari işlemler açığının diğer bir temel nedeninin de ihracat olduğu söylenebilir. Çünkü ihraç edilen mallarda kullanılan girdi ve ara malların büyük bir kısmı (2/3’ü) ithal ediliyor. Nitekim son yıllarda ihracatta hep birinci sırada olan otomotiv sektöründe kullanılan girdi ve ara malların büyük bir kısmının ithal edildiği biliniyor. Bu nedenle, ihracat arttığında, ithalat daha hızlı artıyor ve artan (çoğu zaman rekor kıran) ihracata rağmen, dış ticaret ile cari işlemler açığı hızla artıyor. Yazının sonundaki tabloya bakılırsa, genelde ithalatın ihracattan daha hızlı arttığı, ihracatın ithalattan daha hızlı artığı yılların ise büyümenin yavaşladığı yıllar olduğu görülebilir.

5- Mevcut ekonomik yapıda sadece ihracatı artırarak dış ticaret ve cari işlemler açığının azaltılamayacağı gerçeğini herkesin net olarak görmesi gerekiyor. 2001 krizi sonrası süreçte Türk işadamlarının, Avrupa Birliği pazarında yaşanan daralmaya rağmen yeni pazarlar keşfederek sürekli ihracatı artırmasının büyük bir başarı olduğunu kabul etmekle birlikte, söz konusu pazarlara ihracatı artırmanın bir sınırının olduğunu da hatırlatmak gerekir.

6- Dış ticaret ve cari işlemler açığının çözümü ihracat artışı olmadığına göre nedir? Sadece ihracat artışı değil demek, belki daha doğru olur. Ama esas çözüm, en başta enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasından geçiyor. Bu çerçevede, diğer girdi ve ara mallarda da dışa bağımlılığı azaltmak çok önemli. Bir diğer önemli nokta da, katma değeri yüksek ürünlerin üretilip ihraç edilmesidir, bu çerçevede markalaşmanın da çok önemli olduğunu belirtmek gerekir. Bunları yapmadan her hızlı büyüme döneminde cari işlemler açığı sorunu yaşamamız kaçınılmaz!