Enter Title


EKO - YORUM
Prof. Dr. Mehmet Hüseyin Bilgin


 
11 Ocak 2011


2011'de Ekonomi Nasıl Olacak?



Küresel krizin dünya ekonomisi üzerindeki olumsuz etkileri devam etmesine rağmen, Türkiye ekonomisi 2010 yılında oldukça başarılı bir performans sergiledi. Üstelik AB üyesi birçok ülke ciddi bir durgunluk içinde ve krizin eşiğindeyken bunu başarabildi.
 
Ekonomik kriz, birçok Avrupa ülkesi için hala önemli bir risk durumunda. Yunanistan'ın hali ortada. İspanya, Portekiz, Macaristan, İrlanda ve daha pek çok Avrupa ülkesi durgunluk içinde. Nitekim 2010 yılında gelişmiş ülkelerin ekonomik büyüme oranı ortalama yüzde 2 civarında olurken, Euro Bölgesi yüzde 1'in altında bir büyüme performansı gösterebildi. Gelişmekte olan ülkeler ise ortalama yüzde 6'nın üzerinde büyüdü. Büyüme performansı bakımından Türkiye'ye en yakın ülkeler ise Uzakdoğu Asya ülkeleri.
 
Türkiye ekonomisinin yılın ilk üç çeyreğine ait ortalama büyüme oranı yüzde 8.9. Son çeyrekte daha düşük bir oran beklenmekle birlikte yıllık bazda büyüme oranının yüzde 7'nin üzerinde olacağı bekleniliyor. 2010 yılında olumlu seyreden bir diğer gösterge ise ihracat. Küresel kriz, özellikle AB ülkelerindeki durgunluk nedeniyle daralan pazarlara rağmen 117 milyar civarındaki bir ihracat rakamının başarı olduğu açık.
 
Riskler ve sorunlar
 
Başarılı makroekonomik performansa rağmen Türkiye ekonomisinde ciddi riskler ve sorunlar da var. Sorunların başında hiç kuşkusuz işsizlik geliyor. Aslında işsizlik, bugünün değil, yılların sorunu. 2001 yılındaki ekonomik krizden beri Türkiye ekonomisinin en önemli sorunu durumunda. Küresel krizin etkisiyle 2009 yılında rekor düzeylere çıktı, 2010 yılında ekonomideki canlanmayla birlikte düşüş eğilimine girdi. Fakat hala yüzde 11'ler düzeyinde. Bu düzey, sorunun yapısal ve kronik bir hale geldiğini gösteriyor. Kalıcı olarak yüzde 10'ların atına düşürecek tedbirlerin acilen alınması şart.
 
2010 yılında Türkiye ekonomisi açısından en önemli risk ise artan cari açık oldu. Cari açığın nedeni artan dış ticaret açığı. İhracattaki artışa rağmen, ithalat ihracattan daha hızlı arttığından dolayı dış ticaret açığı yıl boyunca büyüdü. Bu durum, turizm gelirlerine rağmen cari açığı önemli ölçüde artırdı. 2010 yılı itibariyle 60 milyar doların üzerinde bir dış ticaret açığı ve 40 milyar dolara yaklaşan bir cari açık söz konusu. Cari açığın sıcak parayla finansmanı, sorunu daha da kırılgan hale getiriyor.
 
2011'de ne olur?

 
2011 büyüme hedefi yüzde 4.5. Türkiye ekonomisinin 2011'de yüzde 5-6 oranında büyüyeceği tahmin ediliyor. 2011 yılı için ihracat hedefi 127, ithalat hedefi ise 199.5 milyar dolar. İhracat hedefi tutturulabilir, fakat bu, dış ticaret ve cari açığın 2011'de de Türkiye ekonomisinin önemli bir sorunu olmaya devam edeceği anlamına geliyor. 2011'in enflasyon hedefi ise yüzde 5,5. Bir de, 2011 yılında yapılacak genel seçimlerin ekonomik dengeleri nasıl etkileyeceği meselesi var. Seçimler nedeniyle yatırımlar ya da teşvikler artarsa, işsizlikte bir azalmaya yol açabilir. Fakat bunun, bütçe açığını ve enflasyonu olumsuz etkileyeceği söylenebilir.
 
Piyasalara gelince, 2011 yılında borsanın genel olarak kazandırmaya devam edeceğini, dolardaki iniş ve çıkışların devam edeceğini, fakat yıl içinde bir miktar düşeceğini, Euro'da ise belirgin bir düşüş yaşanmayacağını, faizlerdeki düşüşün duracağını, hatta yavaşça artabileceğini tahmin ediyoruz. Elbette bunlar sadece tahmin. Dolayısıyla "yanılma" olasılığımız var.
 
İyi bir yıl geçirmemiz dileğiyle.