Bireysel Kredilerde Gerileme


FİNANS DÜNYASI
Dr. Fikret Kartal



              
09 Haziran 2014


Bireysel kredilerde gerileme


Son dönemde gerek yasal düzenlemeler gerekse üzerlerinde hissettikleri psikolojik baskı nedeniyle bankaların bireysel bankacılığa ayırdıkları fon ve bu kalemden elde ettikleri gelirde gerileme gözleniyor.

Kredi portföyü içinde %35 gibi bir paya sahip olan bireysel krediler (ki bu oran bir on sene öncesinde %10’un altındadır) son dönemde %30’a doğru gerileyen bir hacme hitap ediyor. Aşağıdaki tablodan son bir yıla ilişkin bireysel kredi trendi izlenebilir.

 

Mart-2013 döneminde krediler içinde %34,5, aktifler içinde %20,1’lik paya sahip olan bireysel krediler 2013 sonunda kredilerde %32,8 ve aktiflerde %19,8’lik pay edinmiş; devam eden gerileme Mart-2014 döneminde krediler içinde %31,6 ve aktiflerde %19’luk pay ile sonuçlanmıştır. Tüketici kredileri ve kredi kartlarında son bir yılda benzer oranlarda düşüş gözlenmekte; ancak son 3 ayda kredi kartlarındaki gerileme tüketici kredisindeki gerilemenin 2 katına ulaşmaktadır. Muhtemelen taksit sınırlamasının bir etkisi yaşanıyor.

Bilançoda gözlemlenen bireysel kredi portföyünün ağırlığındaki gerileme faiz gelirinin bileşimine de yansıyor.

 

Faiz geliri içinde Mart-2013  döneminde %39,3 ve Aralık-2014 döneminde %38,9 paya sahip olan bireysel kredi faiz gelirinin ağırlığı Mart-2014 döneminde %35,8’e düşmüştür. Ocak-Mart 2014 döneminde 3 puanı aşan bir düşüş mevcut.

Kredi portföyündeki denge değişikliğinin hangi ölçüde kalıcı olacağı tartışmalıdır. Her ne kadar, cari açığı hedef alan kredi portföyünün genişleme hızını yavaşlatma stratejisinin yasal düzenlemelerle ve kurumsal yönlendirmelerle başarıya ulaştırılması istense de, bu strateji bir noktadan itibaren ekonomik büyüme hedefi ve tüketim alışkanlıklarıyla çelişmeye başlıyor. Gerek bankaların gerekse ilgili otoritelerin bireysel kredilere dönük olarak gidecekleri yolun bittiği belirtilebilir. Mevcut ekonomik konjonktürün ciddi şekilde değişmeyeceği bir ortamda, bireysel kredi payının daha fazla gerilemesi gerek bankaların karlılık hedefleri ve bireylerin tüketim alışkanlıkları gerekse hükümetin ekonomik büyüme arzusu nedeniyle zor görünmekte. Bireysel kredilerin yerini KOBİ kredilerinin ikame etmesi ise daha uzun soluklu bir proje.