Bankaların 2014 Başlangıcı


FİNANS DÜNYASI
Dr. Fikret Kartal



              
19 Mart 2014


Bankaların 2014 Başlangıcı


Bankaların 2014 yılı başlangıç performanslarını yansıtan Ocak dönemi verileri olumsuz sinyaller veriyor. İçinde bulunulan ekonomik konjonktür, faizlerdeki hızlı artışın menkul kıymetler ve aktif-pasif arasındaki vade uyumsuzluğu aracılığıyla yansımaları, dövizdeki dalgalanma, genel ekonomik aktivitelerdeki gelişmeler bankacılık sektörünün görünümüne tesir etmiş vaziyette.

 

Aşağıdaki ilk tabloda Ocak-2013 ile Ocak-2014 döneminin karlılık göstergeleri sunulmakta. Dönem karı %44 gerileyerek Ocak ayında 1,4 milyar TL olarak gerçekleşti. Tabloda detaylara inildiğinde, geçen yılın Ocak ayında 82 milyon TL’lik kambiyo karı bulunurken, bu sene 1,9 milyar TL’lik kambiyo zararının oluştuğu görülüyor. Sermaye piyasası işlemlerindeki %523’lük artış, kambiyo zararını dengelenmekte yetersiz kalmış.

 

Net faiz gelirindeki %2,2’lik küçülme de faiz giderlerindeki %32’lik artışın bir sonucu. Kredi faiz gelirinin %19 artması, faiz oranlardaki yükselişin bir yansıması olarak menkul kıymet getirilerinin %3,4 gerilemesi ana faaliyet geliri olan faiz gelirinde belirleyici olurken, mevduata ödenen faiz %23, repo piyasasında ödenen faizler %115, para piyasası işlemlerinde verilen faizler %1.926 artarak faiz giderini şekillendirmiş. Kısa vadeli kaynakların uzun vadeli aktifleri finanse ettiği bir kompozisyonda faiz artışının net faiz geliri üzerindeki aşağı yönlü etkisi anlaşılabiliyor. Bu etkinin ilerleyen aylarda kredi faizlerinde yaşanacak artışlarla azalması mümkün. Faiz dışı gelirdeki %9,4’lük artış, %22 artan faiz dışı gider karşısında yetersiz kalıyor.

 

 

İkinci tabloda ise son bir yılda bilanço ve bilanço dışı kalemlerde meydana gelen değişim izlenebiliyor. 31 Ocak 2013 ve 31 Ocak 2014 aralığında kredilerdeki %35’lik genişleme aktiflerdeki %31’lik büyümeyi sağlamış. Kredilerdeki bu genişlemeye karşın kredilerden sağlanan faiz geliri %19 artmış. Takipteki alacakların %25 artması dikkat çekici. Diğer yandan, her zaman olduğu gibi, %25’lik mevduat artışı bilanço büyüme oranını yakalayamazken, mevduat dışı kaynakların önemi ve ağırlığı giderek artıyor. Mevduatın bilançodaki payı %56,6’dan %53,8’e gerilerken, bankalara borçlar %50, birkaç yıl önceden itibaren gündeme gelen ihraç edilen menkul kıymetler %59, repo işlemlerinden sağlanan fonlar %85 artmış. Bilanço aktifinde kredilerin yükselme trendi devam ederken, pasif tarafta ise alanı daralan mevduat yerini diğer kaynak kalemlerine bırakıyor. Bu durumun olumlu ve sakıncalı yönleri bulunuyor.

 

Yabancı para varlıkların payı %30’dan %35’e, yabancı para yükümlülüklerin oranı %36’dan %43’e yükselmiş. Bilanço dışı yükümlülüklerdeki hızlı artış dikkat çekiyor. Gayrinakdi kredi ve yükümlülükler %43, türev araçlar %83 artmış.

 

 

Üçüncü tabloda Ocak-2013 ve Ocak-2014 dönemleri itibariyle sektörün seçilmiş rasyoları yer almakta. Sektörün övgü kaynağı olan sermaye yeterliliği rasyosu %18’e yakın düzeyinden %15’e geriliyor; yabancılar için cazibe noktası olan dönem net karının ortalama aktif ve özkaynaklara oranı da geriliyor. (%15’i aşan yıl bazında özkaynak karlılığı %10’a doğru geriliyor) Bu durum genişleyen bilanço karşısında küçülen dönem karının doğal bir sonucu. Yukarıda açıklanan net faiz gelirindeki gerileme faiz geliri ve giderinin aktif ve yükümlülükler karşısındaki konumuna da benzer şekilde sirayet etmiş. Takipteki alacakların krediler içindeki payı geriliyor gibi görünmekle birlikte içinde bulunulan konjonktürde bu rasyo için dikkatli olunmalı.

 

 

Son dönemdeki faiz ve kur hareketlerinin Ocak-2014 verilerine bariz şekilde yansıdığı  anlaşılıyor. Aktiflerde yerini ve önemini koruyan kredilerle ilgili olarak sorunlu alacakların ve kredi faiz gelirinin yakından izlenmesi önemli. Pasifte ise mevduat ve mevduat dışı kaynakların maliyetleri, bu maliyetlerin aktife yansıması ve bu yansımanın faaliyet hacmi ve tahsil kabiliyetine etkisi izlenecek. Kısa ve orta vade de sektörün genel görünümünün, ciddi düzeyde olmasa da, bozulması bekleniyor.