Enter Title


MAKRO BAKIŞ
Doç. Dr. Gökhan Karabulut


12 Kasım 2010


Ne Olacak Memleketin Hali?



1900’lerin başında, ABD’de insanlara bu soruyu sorsaydık: Ne olacak sizin memleketin hali?

Hiçbiri, 1950’ye kadar süper güç oluruz demezdi. O zamanlar dünyanın merkezi Avrupa’ydı. Dünyanın en güçlü ülkeleri ise İngiltere, Almanya ve Fransa’ydı. Neredeyse tüm dünya, bu ülkelerin en az 200 yıl daha bir süper güç olarak dünyayı yönetmeye devam edeceğine inanıyordu.

ABD ise o yıllarda yükselen bir ekonomiydi. Büyük topraklara sahipti. Ama süper güç olmak mı? İşte o, kimsenin aklına gelmezdi. Ne var ki, beklenen olmadı. Üst üste gelen savaşlar dengeleri değiştirdi. Bu 50 yıl içinde ABD, Avrupa’nın yarısını işgal eden bir süper güç haline geldi. İşin ilginç yanı, Avrupa’nın diğer yarısı ise başka bir ülke tarafından işgal edilmişti. Bu ülke Rusya’ydı.

Şimdi bütün bunlar iyi de, bizim esas sorumuz şu: Ne olacak Türkiye’nin hali? Günlük çerçeveden bakınca sorun çok. Çözmekle bitmez. Zamlar, kriz, trafik, terör, Ergenekon, işsizlik, borsa, döviz…

Oysa gelin 40 yıllık bir sürede neler olacak ona bakalım. Örneğin dünyadaki en önemli yatırım bankalarından Goldman Sachs’ın tahminini ele alalım. Bu kurumun hesabına göre, Türkiye 2050’de dünyanın dokuzuncu, Avrupa’nın üçüncü büyük ekonomisi olacak. Kişi başı gelir de 60 bin dolara çıkacak. İlk üç sırayı ise Çin, ABD ve Hindistan alacak. Onları Brezilya, Rusya, Endonezya, Meksika, İngiltere, Türkiye ve Japonya takip edecek. Fransa, Almanya ve Kanada ilk 10 ekonomi dışında kalacak.

Bu hesabın içinde savaşlar beklenmedik olaylar yok. Ülkelerin büyüme hızlarını kâğıda yazıp bir hesap yapınca ortaya çıkan sonuç bu. Şu anda kişi başına düşen gelir yaklaşık 10.000 dolar. Ama bu bile Türkiye’nin bölgesinde önemli bir güç olarak ön plana çıkmasına neden oldu. Kişi başına 60.000 dolarlık bir geliri olan Türkiye, Doğu Avrupa ve Orta Doğu’nun tek söz sahibi ülkesi olacaktır.

Bütün bu tabloya rağmen, “Bundan bana ne? Ben 2050’de ölmüş olacağım” diyenleri duyar gibiyim. Bir bakıma da haklılar. Ama ne yazık ki, tarihin, istediğimiz zamanında doğma şansımız yok. Şimdilik bizim yolumuzu gözleyen: IMF anlaşmaları, işsizlik, vergi artışları, terör, Ergenekon…